Hattusas

Günümüzden 5 bin yıl öncesine ait kültürel verilere rastlanan Boğazkale’de, ilk organize devleti kuran Hititlerin, ilk başkenti Hattuşa bulunmaktadır.

Hattuşa Anadolu’nun kalbinde, Birleşmiş Milletler Eğitim, Kültür ve Bilim Kuruluşu UNESCO listesinde, bugün milyonlarca turist çeken Venedik, Şam, Kudüs, Toledo ve Roma gibi büyük tarihi kentlerin arasında 176. sırada kayıtlıdır.

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış ülkemizdeki 9 değerden biridir. Bölge 1988 yılında Tarihi Milli Parklar statüsüne alınmıştır.

Bugüne kadar bulunmuş olan 31.519 adet çivi yazılı tablet halen İstanbul’ daki Müzeler (Eski Şark Eserleri Müzesi, Arkeoloji Müzesi), Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile Çorum ve Boğazkale Müzelerinde korunmaktadır.

Akadça ve Hititçe olan Boğazkale tabletleri, bir devlet arşivi belgeleri olarak kanunlar, antlaşmalar ve yazışmaların yanısıra dini ve edebi metinlerden oluşmaktadır.

Boğazkale ilçesi İç Anadolu bölgesinin orta Kızılırmak bölgesinde yer alan 254 km2’ lik bir alana sahiptir. İlçenin doğusunda Alaca ilçesi, kuzey ve kuzeybatısında Sungurlu ilçesi, güneyinde Yozgat ili yer alır.

Boğazkale ilçesine bağlı iki Belde, on iki köy ve bir mezra mevcuttur. İlçe merkezinin nüfusu 2000 olup köylerle birlikte toplam nüfus 8184‘ tür.

Boğazkale ilçesi daha önceleri köy iken 1967 yılında kasaba olmuş, 1987 yılında da 3392 sayılı 103 ilçe kurulması hakkındaki kanunla ilçe olmuş ve 28.11.1988 yılında da resmi kurum ve kuruluşlarıyla faaliyete geçmiştir.

Hattuşa/Boğazköy'ün binlerce yıllık tarihinin kısa özeti

Hattuşa/Boğazköy çevresindeki ilk yerleşim Kalkolitik Çağ'da (MÖ. 6. bin) ortaya çıkar.

Izleyen binyıllarda İç Anadolu'nun kuzey kesimlerindeki ormanlık yörede yerleşme yoğunluğu çok yavaş artar. İlk olarak İlk Tunç Çağında (MÖ. 3.bin), birbirleriyle sıkı ilişkiler içinde bulunan ve toplumda değişimin temelini oluşturan daha büyük yerleşme kuşakları gelişir. Hattuşa/Boğazköy'de bir Hatti (Kuzey ve İç Anadolu'nun sakinleri ve Hititlerin halefleri olan Hattiler) yerleşmesi ortaya çıkar ve böylece İlk Tunç Çağın geç dönemlerinde, şehir bölgesinde artık sürekli yerleşim başlar.

Bu Hatti yerleşmesi, izleyen Orta Tunç Çağı'nda o denli önemli bir merkez olur ki, MÖ. 19./18. yüzılda burada bir Karum (Asurlu tüccarların ticaret kolonisi) kurulur. Asurlu (Kuzey Irak'ta Orta Dicle kesiminde) tüccarlar bakır, gümüs ve altın ile değerli taşlar gibi hammaddeleri almak için Anadolu'ya geliyorlardı. Uzun eşek kervanlarıyla mallar Mezopotamya'ya taşınıyor; karşılık olarak oradan kalay, kumaş ve elbiseler getiriliyordu. Asurlu tüccarlar ayrıca Anadolu içindeki ticarete de katılıyorlardı. Tüccarlarla birlikte yazı da Anadolu'ya gelir.

MÖ. 2.binin bu ilk yüzyıllarında İç Anadolu'da, yerli Hatti beyleri ile etki alanlarını genişletmeye çalışan Anadolu dışından gelmiş Hitit grupları sık sık ihtilafa düsüyorlardı. Hattuş sehri MÖ. 1700'lerde Kusaralı kral Anitta tarafından tahrip ediliyor ve lanetleniyor; ancak şehrin konumu, su kaynaklarının bolluğu gibi etkenler, kısa zamanda yerleşmecileri yeniden buraya çekmiş olmalıdır. MÖ.17. yüzyılın ikinci yarısında şehir yine o kadar cazipti ki bir Hitit kralı burayı başkent olarak seçer ve "Hattuşa'lı" anlamına gelen Hattuşili adını alır. Böylece Hattilerin Hattuş'undan Hititlerin Hattuşa'sı doğar.  

Eski Hitit sehri, kendinden önceki Hatti şehriyle aynı alanı kaplar: Büyükkale üzerinde Büyük Kral'ın sarayı vardı ve buranın kuzeybatısındaki yamaçtan vadinin aşağısına kadar, batı tarafında kuvvetli bir surla korunan sehir uzanıyordu. Ayrıca Kuzey Şehir ile Büyükkaya'nin da kısa süre sonra surla çevrilerek şehre katıldığını gösteren birçok kanıt var. Böylece surla çevrili şehrin boyutları 0,9 x 1,2 km. kadardı. Bir süre sonra güneydeki yükseltiler üzerinden 3,3 km. uzunluğunda yeni bir surun inşasıyla şehrin büyüklüğü iki katına çıkarılır. Bu alanda, aralarında birçok tapınak bulunan çok sayıda büyük yapı inşa edilir ve kral sarayı Büyükkale'de köklü bir tadilat yapılır. Hattuşa hem siyasi başkent, hem de ülkenin kült merkezi, bir diğer adıyla "bin tanrılı şehir" idi.

M.Ö. 1200 civarında Büyük İmparatorluğun yıkılması ile başkent gücünü ve böylece siyasi, ekonomik ve dini merkez rolünü de yitirir. Şehrin yavaş yavaş terkedildiği anlaşılıyor. Böylece İç Anadolu'da Tunç Çağı son bulur ve Demir Çağı başlar.

Terk edilmiş başkentin harabelerinde, Erken Demir Çağında yeni bir başlangıcın izleri vardır. Dışisarıdan gelenlerin kurduğu köy yerleşimi, gelecek yüzyıllarda gelişerek, MÖ 7./6. yüzyılda yerel bir merkez haline gelir. Daha sonraları Galat/Hellenistik, Roma ve Bizans dönemi yerleşimlerine sahne olan yerde 18. yüzyılda Boğazköy adıyla kurulan Türk köyü, şimdi Boğazkale adıyla ilçe olmuştur.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün 4

Dün 9

Bu Hafta 34

Bu Ay 150

Toplam 7487

Haberler

  • Adres

    Çarşı Mahallesi Boğazkale/Çorum

  • Email

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

  • Phone

    +90 364-452-2830
    +90 364-452-2025